Astrolog HALUK AKÇAM - T Ü R K İ Y E

Ne Mutlu Türk'üm Diyene!

Altı yüzyıllık imparatorluğun mirası üzerine kurulmuş bu Cumhuriyet'i hepbirlikte sonsuza dek yaşatacağız. 

     

M.Kemal Atatürk'ün Türk Gençliğine Hitabesi

                 

"Nutuk", 1927'deki ilk baskının 542. ve 543. sayfalarından transliterasyon:

Muhterem efendiler; sizi, günlerce işgâl eden, uzun ve teferruatlı beyânatım, en nihâyet, mâzi olmuş bir devrin hikâyesidir. Bunda, milletim için ve müstakbel evlâtlarımız için dikkat ve teyakkuza davet edebilecek, bazı noktalar, tebaruz etttirebilmiş isem, kendimi bahtiyâr addedeceğim.

Efendiler; bu beyanatımla, millî hayâtı hitâm bulmuş farzedilen büyük bir milletin; istiklâlini nasıl kazandığını ve ilim ve fennin en son esaslarına müstenid, millî ve asrî bir devleti, nasıl kurduğunu ifâdeye çalıştım.

Bugün vâsıl olduğumuz netîce, asırlardan beri çekilen millî musîbetlerin intibâhı ve bu azîz vatanın, her köşesini sulayan kanların bedelidir.

Bu netîceyi, Türk gençliğine emânet ediyorum.

Ey Türk Gençliği! Birinci vazîfen, Türk istiklâlini, Türk Cumhûriyetini, ilelebed, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcûdiyetinin ve istikbâlinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazînendir. İstikbâlde dahî, seni, bu hazîneden, mahrûm etmek isteyecek, dahilî ve haricî, bedhâhların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhûriyeti müdafaa mecbûriyetine düşersen, vazîfeye atılmak için, içinde bulunacağın vazîyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsâid bir mâhiyette tezâhür edebilir. İstiklâl ve Cumhûriyetine kasdedecek düşmanlar, bütün dünyâda emsâli görülmemiş bir gâlibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hiyle ile azîz vatanın, bütün kaleleri zabtedilmiş, bütün tersânelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahîm olmak üzere, memleketin dâhilinde, iktidâra sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyânet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidâr sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyâsî emelleriyle tevhîd edebilirler. Millet, fakr-ü zarûret içinde harâb ve bitâb düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbâlinin evlâdı! İşte; bu ahvâl ve şerâit içinde dahî, vazîfen; Türk istiklâl ve cumhûriyetini kurtarmaktır! Muhtâc olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!

                 

Yukarıdaki metnin günümüz Türkçesine çevirisi:

Saygıdeğer beyler! Sizi günlerce alıkoyan uzun ve ayrıntılı açıklamam, sonuçta, geçmişte kalan bir dönemin öyküsüdür. Bunda, ulusum için ve gelecekteki çocuklarımız için dikkat ve uyanıklık oluşturabilecek kimi noktaları belirtebilmişsem, kendimi mutlu sayacağım.

Beyler! Bu açıklamam ile, ulusal yaşamı sona ermiş varsayılan büyük bir ulusun bağımsızlığını nasıl kazandığını, bilim ve tekniğin en son ilkelerine dayalı ulusal ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu dile getirmeye çalıştım.

Bugün vardığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen ulusal sıkıntılardan uyanış ve bu değerli vatanın her köşesini sulayan kanların karşılığıdır.

Bu sonucu Türk gençliğine emânet ediyorum.

Ey Türk Gençliği! Birinci görevin, Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini sonsuza dek korumak ve savunmaktır.

Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel, senin en değerli hazînendir. Gelecekte de, seni bu hazîneden yoksun bırakmak isteyecek, içte ve dışta kötülüğünü umanların olacaktır. Bir gün, bağımsızlık ve Cumhuriyeti savunmak zorunda kalırsan, göreve atılmak için, içinde bulunacağın durumun olanak ve koşullarını düşünmeyeceksin! Bu olanak ve koşullar çok elverişsiz biçimde görünebilir. Bağımsızlık ve Cumhuriyetine saldıracak düşmanlar, bütün yeryüzünde benzeri görülmedik bir zafer kazanmış olabilirler. Zorla ve hîle ile değerli vatanın bütün kaleleri ele geçirilmiş, bütün tersânelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi gerçekten tutulmuş olabilir. Bütün bu koşullardan daha acıklı ve ürkütücü olmak üzere, memleketin içinde iktidara sahip olanlar umursamazlık, yoldan sapmışlık ve hattâ hainlik içinde olabilirler. Dahası, bu iktidar sahipleri kişisel çıkarlarını, yönetimi ele geçirenlerin siyasal beklentileriyle birleştirebilirler. Ulus, yoksulluk ve çaresizlik içinde yıkılmış ve yorgun düşmüş olabilir.

Ey Türk geleceğinin çocuğu! İşte, bu durum ve koşullar içinde bile, görevin, Türk bağımsızlık ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Gereksinimin olan güç, damarlarındaki asil kanda bulunmaktadır!

                 

Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 2. kurultayında bir hafta boyunca okuduğu büyük nutkunu, 20 Ekim 1927 günü bu sözlerle tamamlamıştır. Orijinali iki bölüm olarak eski harflerle basılan nutkun ilk cildinde ulusumuzun kurtuluş savaşının safhaları, ikincisinde de "nutuk muhteviyatına aid vesaik", yani belgeler bulunmaktadır.

 

Aşağıda, kendi arşivimdeki orijinal metnin ve ilk baskının ön sayfasının dijital kopyasını görüyorsunuz. "Nutuk"un ilk baskısı, büyük önder Atatürk'ün 9 Ağustos 1928 günü halka açıkladığı ve TBMM'de 1 Kasım 1928 tarihinde kabul edilen "Türk harflerinin kabul ve tatbiki" hakkındaki 1353 no.lu yasanın yürürlüğe girmesinden önce yapıldığı için baskı eski harflerledir.

Solda: 542. sayfanın ortasından sonraki bölümün, sonuncu 543. sayfa ile birleşik görüntüsü. Alt çizgileri orijinalinde vardır.

Sağda: Ön sayfa. Transliterasyon: NUTUK, Gâzi Mustafa Kemal tarafından, 14987 (baskı no.su), birinci ellibin, Türkiye'de tab ve neşrî hakkı Türk Tayyare Cemiyeti'ne tevdî buyurulmuştur, Ankara, 1927

"Nutuk"un ilk baskısından "Gençliğe Hitabe"nin orijinali

                 

Hepimize Aydınlık Günler Dileğiyle.

               


Türk Devletleri ve Toplulukları'nın bayraklarını görmek isterseniz, burayı tıklayın.



 

      

Haluk Akçam 2008

Türkiye

Dünya

Ekonomi

Deprem

Sağlık

Güncel

Kişisel Danışmanlık

Ticari Danışmanlık

Özel Danışmanlık

Copyright © 2008 Haluk Akçam - Bu sitede yer alan her türlü yazı, resim, grafik, program ve bilginin telif hakkı MİSKET yazılım ve danışmanlık Ltd.Şti.ne aittir.