|
|
 |
Astroloji,
insanın tarihte ilk görüldüğü günden bu yana, farklı
medeniyetlerin kültürel gelişimine paralel biçimde gelişerek sürekli
varlığını korumuş ve sonunda insanın vazgeçemediği bir araç
haline gelmiştir.
Başlangıçta,
astronomi ve tıp gibi bilimsel disiplinlerin yanında yer alan
astrolojinin, zamanla nedensellik ve deneysellik ilkelerinin yerleşmesine
ayak uyduramayarak gittikçe yozlaşmaya yüztuttuğunu görüyoruz.
Ortaçağın bitimine doğru, din baskısının sislerle kaplı mistik
anlayışından, doğayı özgürce tanımaya yönelik görüşlere
uzanma çabası, batı medeniyetinde bilimin bugün anladığımız biçimde
yeşermesini sağladı. Sebep ve sonuç ilişkisini deneysel yoldan
bulmaya çalışan bu yeni zihniyet karşısında, astrolojinin o dönemde
dayandığı sembolik ve analojik yöntemler bir çırpıda kenara atıldı
ve sonunda astroloji bilimsel gelişmenin dışında kaldı. |
|
Bilimin
sürekli hızlanan ilerleyişine karşın, kenara itildiği yerde ortaçağ
zihniyetiyle debelenen astroloji de sonunda şarlatanların elinde
"yıldız falcılığı"na dönüştü. Bugünkü dünyada,
astroloji adı altında yapılanların büyük bir kısmı, bu şarlatanlığın
devamından başka birşey değildir. Günümüzde, paranın akıl almaz
çekiciliği geleceğe olan güvensizlikle birleşince, ortaya bir sürü
yıldız falcısı şarlatan ve bunlardan medet uman çaresiz insanlar
çıktı. Ama, bu şarlatanların sayıca çok fazla olmasına karşın,
bunların dışında gerçekten bilimsel niteliğe kavuşma çabası ile
astrolojik araştırmaların sessizce sürdüğünü de unutmamak
gerekiyor. |
|
|
|
Bilimselliğe
Giden Yol
Şarlatanların
her fırsatta tekrarladıkları ipe sapa gelmez saçmalıkları bir
kenara atarsak, araştırma yolu ile günümüzde astrolojinin ortaçağ
kavramlarından kurtulmuş olduğunu ve bu sayede bilimsel bir nitelik
kazanmaya başladığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Teknolojik
imkanların artması sayesinde, günümüzde kolay ve hızlı araştırma
yapmak mümkün hale geldi. Akademik açıdan yeterli temel bilgilere
sahip olan herkes için bu kapı açılmış bulunuyor. |
 |
|
Bu
konuda ilk çalışmalar, astrolojinin ne denli asılsız bir batıl
inanç olduğunu kanıtlamak amacıyla yapılmıştır. Başlangıçta,
genellikle istatistiklere dayanarak, burçlara göre karakterlerin
belirlenmesi gibi ortaçağ astrolojisinden kaynaklanan varsayımlar ele
alındı ve bunların hiç de bilimsel bir temele dayanmadığı
kesinlik kazanmış oldu. Yani, yıldız falcılarının dilinden düşmeyen
"burcunuza göre..." klişesiyle başlayan zırvalıklar böylece
ilk darbeyle çöpe atıldı.
İlk
amacı astrolojinin batıl olduğunu kanıtlamaya yönelik bu istatistik
incelemeler, daha sonra astrolojik teknikleri bilenlerin de işin içine
girmesiyle değişik bir anlam kazanmaya başladı. Böylece, gerçek
konunun aslında "burçlara göre falınız" çerçevesinin
dışında bir değer taşıdığı ortaya çıktı. Bilgisayar
teknolojisi sayesinde hızla çoğalan bilinçli istatistikler, sonunda
gösterdi ki bu konu hiç de hafife alınacak bir şey değildir. |
|
|
|
Falcılar
Direnirken Astroloji Bilimle Barışıyor
Astrolog
olduğunu söyleyen bir falcıya rastlamışsınızdır mutlaka. Çünkü,
falcılar arasında bu etiketi kullanma modası yaygındır. Sadece
etiketle kalmayıp, bir de bilgisayar kullanıyormuş gibi görünürler.
Ortada bir bilgisayar bir de astrolog etiketi varken, yaptıkları işin
bilimsel olduğu havasını vermek için masanın üstüne üç-beş
tane astrolojiyle ilgili kitap koymayı veya odanın girişine rengarenk
bir burç posteri asmayı da unutmazlar. Biraz para kazandıktan sonra,
az buçuk yabancı dil bilenler, yurt dışındaki filanca kurstan para
karşılığında bir de sertifika alıp bunu parlak bir çerçeveye
yerleştirerek duvara asarlar.
Ama,
marifetini ne kadar cilalamaya çalışsa da, falcı eninde sonunda
sadece bir falcıdan ibarettir. Bilimsel nitelik kazanmanın yolu
elbette ki bu tür süslemelerden geçmiyor. Fakat, imrenilen batı dünyasında
bile, astrolog olduğunu söyleyenlerin - en iyimser tahminle - %
95'inin bu dekor içinde aslında falcılık yaptığı da bir gerçektir.
Astroloğu
burç falcısından ayıran özellik, mesleğine ilişkin eğitiminin ve
bilgisinin niteliğiyle ortaya çıkar. Astrolojinin günümüzde
geldiği nokta, bu alanda söz sahibi olabilmek için mutlaka bir eğitimden
geçmeyi gerekli kılıyor. Bugün, üniversitelerde astroloji bir
tez konusu olabilmekte, hatta ek ders olarak bile kabul edilmektedir.
Ama, akademik çevrelerde bu denli ciddiye alınan astroloji ile falcıların
burç safsatası arasında artık hiçbir bağ kalmamıştır.
Yıldız
falcılarının, ortaçağdan kalma boş inançlara sarılarak
astrolojinin bilimin ötesinde gizemli bir konu olduğunu savunmaları,
aslında bilimsel gelişmeye ayak uyduramadıkları için
bilgisizliklerini örtme çabasından başka bir şey değildir. Günümüzde,
astrolojik yöntemlerin bilimsel açıklamaları gerekçeleri ile ortaya
konmuştur. Bu alanda her değerlendirme, istatistik bir birikime
dayanmaktadır ve bunların gizemlilikle veya bilinmeyen gizli güçlerle
filan hiçbir ilişkisi yoktur. |
|
|
|
Bilimsel Açıdan Astroloji
Birbirini
etkilemeyen iki olay arasında sebep sonuç ilişkisinden sözetmenin
mantıklı bir yanı olamaz. Örneğin, dün gece Tanganika'da yağmur
yağmadığı için bu sabah içtiğiniz çayın tadının berbat
olduğunu iddia ederseniz, ruhsal dengeniz hakkında dostlarınız pek
de olumlu şeyler düşünmezler. Aynen bunun gibi, örneğin doğduğunuz
anda gezegenler arasında ters veya çarpık açılar oluştuğu için
hayatınız boyunca sıkıntılarla boğuşmak zorunda kaldığınıza
inanmanızın da mantığı yoktur. Afrika'nın bir ucundaki kuraklık,
bu sabah içtiğiniz çayın tadını ne kadar etkileyebilirse, gökyüzündeki
gezegenlerin konumu da yaşadığınız olaylar üzerinde ancak o kadar
etkili olabilir. Dolayısıyla, örneğin Mars veya Venüs'ün
etkisinde kalmak gibi bir deyimle karşılaştığınızda, o
gezegenlerden yayılan gizemli ışınların sizi etkilediğine inanarak
kendinizi boş laflarla kandırırsanız, ruh sağlığınızı gereksiz
yere bozmuş olursunuz.
Burada
konu - halk deyişi ile - "yıldızların kaderimizi nasıl
etkilediği" değildir. Gök cisimlerinin insanlar üzerinde
etkisi olup olmadığını incelemek de astrolojinin alanı içine
girmez. Ayrıca, bu "yıldızların etkisi" kuruntusu ortaçağa
aittir ve günümüzde hiçbir önemi kalmamıştır.
Diyeceksiniz
ki, o zaman ne anlamı var yıldızlara bakıp gelecekten haber
vermenin? Aslında, astrologlar yıldızlara bakmıyorlar ve falcı gibi
gelecekten haber de vermiyorlar. Ama, bu konuya biraz sonra değineceğiz.
Şimdi
yine birbirini etkilemeyen iki ayrı olay zincirini gözlemlediğinizi düşünelim:
Örneğin, her sabah sokağa çıktığınız anda kapının önünden
geçen ilk arabanın modelini ve rengini bir kenara not ediyorsunuz,
sonra da işe gittiğinizde karşılaştığınız önemli olayları bu
notun karşısına yazıyorsunuz. Bir sene boyunca bu gözleme devam
ettikten sonra, notlarınızı sınıflandırıp inceliyorsunuz. Diyelim
ki, her kırmızı araba geçtiği gün çoğunlukla A tipi bir olay yaşamışsınız
ve A tipi olaylar da çoğunlukla kırmızı bir araba geçtiği gün
meydana gelmiş. Buradan nasıl bir sonuç çıkarırdınız?
Muhtemelen, gelecek sene sabahları kırmızı bir araba gördüğünüzde
o gün A tipi bir olay yaşama olasılığınızın fazla olduğunu düşünmez
miydiniz?
İşte,
en basit anlatım biçimiyle, astrolojinin yöntemi de böyledir. Kapının
önünden geçen araba renkleriyle yaşanan olaylar arasında nasıl bir
korelasyon olduğunu bilmiyorum. Belki de hiçbir sonuç çıkmayacaktır
bu incelemeden. Ama, gök cisimlerinin konumları ile yeryüzündeki
değişimler veya insan yaşamındaki olaylar arasında bu karşılaştırma
çok uzun bir zamandır yapılagelmekte. Özellikle son altmış
sene içinde öylesine büyük ölçüde istatistik değerlendirmeler
yapıldı ki, artık türüne göre uzmanlaşmayı gerektiren dallar
bile oluştu astrolojide. Örneğin, insan sağlığı ile ilgili
istatistik incelemeler sonunda, medikal astroloji adı altında özel
bir dal oluştu. Keza, borsa işlemlerine yönelik istatistiklerden de
çok farklı bir başka astrolojik uzmanlık alanı doğdu. Deprem gibi
doğal afetlerin astrolojik açıdan incelenmesiyle, bu konuda bile
uzmanlaşmayı gerektirecek kadar istatistik oluşmuş bulunuyor.
Gök
cisimlerinin konumları ile toplumsal veya bireysel olaylar arasında
nasıl bir bağlantı olduğunu açıklayan tutarlı bir hipotez yok henüz.
Ama, pratik açıdan bakıldığında, ortada insanlığın yararına
kullanılabilecek bir birikim olduğu da kesin. İşte bu yüzden,
aradaki ilişkinin nedeni üzerinde fazla durmadan, sonuçları bakımından
değerlendirmeyi uygun bulanlar, astroloji sayesinde kendilerine daha
verimli bir yaşam planı sağlayabiliyorlar. |
|
|
|
Astrologlar Yıldızlara mı Bakıyorlar?
Aslında,
astrolojide temel olarak ele alınan gök cisimleri, güneş
sistemindeki gezegenler ile Güneş ve Ay'dan ibarettir. Yerden bakıldığında,
bu gök cisimleri görünürde ekliptik denilen hayali bir çember üzerinde
hareket ettiklerinden, ekliptiğin ufku doğu ve batı yönlerinde kestiği
noktalar, büyük meridyen dairesinin yeri, Ay'ın çıkma düğümü
gibi bazı özellikleri de bu cisimlerle birlikte değerlendirmek
gerekiyor. Keza, bazı önemli asteroidler veya kuyruklu yıldızlar da
yeri geldiğinde bunlara eklenebiliyor.
Ekliptik
çemberi astroloji açısından önemli olduğundan, eski çağlardan bu
çemberin oniki eşit bölüme ayrılması geleneği süregelmiştir.
Vaktiyle, bu oniki eşit bölümün herbirine niteliğine uygun birer ad
takılırken, bölümün arka planındaki yıldızlardan oluşan kümeye
de aynı adı vermişler. Örneğin, ekliptiğin yedinci bölümüne
Terazi adını uygun gördüklerinde, arka planda yer alan takımyıldız
da aynı adla anılır olmuş. Oysa, aradan geçen süre içinde,
ekliptiğin başlangıç noktasının - astronomide presesyon denilen
bir olay sebebiyle - yavaş yavaş geriye kayması yüzünden, günümüzde
ekliptiğin Terazi adındaki yedinci bölümünün arka planında artık
Başak takımyıldızı yer alır olmuş. Aynı kayma ekliptik boyunca
meydana geldiğinden, günümüzde ekliptiğin her bölümünün arka
planında bir önceki bölümün adını taşıyan takımyıldız görülmektedir.
Keza, astronomide takımyıldızların kapladığı alanlar da zamanla kağıt
üzerinde değiştirildiği için, bugünkü gök atlaslarında her takımyıldız
otuz derecelik bir alana yayılmış değildir. Bu basit gerçeklerden
habersiz olan bazı garibanlar da zaman zaman "burçlar gerçek
yerlerinde durmuyorlar, kapladıkları alanlar da eşit değil!"
diye yaygara koparıp marifet yaptıklarını zannederler.
Ortaçağdan
kalma burçlar ise, ekliptiğin oniki eşit bölümüne vaktiyle verilmiş
isimlerle anıldıklarından, burçlar ile aynı adı taşıyan takımyıldızlar
arasında günümüzde birebir örtüşme yoktur. Ancak, astrolojide takımyıldızlar
değil de ekliptik çemberi önem taşıdığından, geleneksel isimleri
bırakıp bu bölümlere başka isimler de verebilirsiniz. Sonuçta bir
şey değişmez.
Güneş
sistemimizden çok uzaktaki yıldızlar ise, yukarda saydığım gök
cisimleri kadar temel nitelikli değildir astrolojide. Bunun nedeni, yıldızların
pratik olarak gezegenler gibi hareketli olmamalarıdır. Ama, halk arasında,
Güneş ve Ay dışındaki bütün gök cisimlerine genel olarak yıldız
dendiği için, astrolojinin de yıldızlarla ilgili olduğu
zannedilmektedir.
Günümüzdeki
astronomi bilgisi ve teknolojik imkanlar sayesinde, astroloğun hesaplarını
yapabilmesi için eline teleskop alıp gök cisimlerini gözlemesine artık hiç
gerek kalmamıştır. Hesaplamalar bile, bilgisayar teknolojisi
sayesinde bu maksatla hazırlanmış yazılımlar tarafından yapılmaktadır.
Ancak, hesap sonuçlarının değerlendirmesini de yapabilen bir yazılım
henüz yoktur.
Astrologlar
yıldızlara değil de bilgisayar ekranına bakar oldular artık. Ancak,
bilgisayar sadece bir hesap makinesi olduğundan, yeterli eğitimi
olmayan birisinin eline en gelişmiş yazılımla donanmış bir
bilgisayar da verseniz, sonuçta bir şey değişmez. Astrolog,
ancak eğitimi ve deneyimi ölçüsünde bu bilgisayar yazılımlarından
faydalanabilecektir. |
|
|
|
Astrologlar
Gelecekten Haber mi Veriyorlar?
Geleceğe
ait, yani henüz yaşanmamış olayları kimse kesin olarak bilemez. Bu
konuda sadece tahminde bulunmak mümkündür. Eğer tahminlerinizi başkalarının
da anlayabileceği ve uygulayabileceği belirli bir esasa dayalı yöntem
dahilinde yaparsanız, o takdirde tahminlerinizin bilimsel bir değeri
olup olmadığı hakkında açıklık getirmiş olursunuz. Ama,
"gizli güçlerim sayesinde bilinmeyen alemden mesajlar alıyorum"
veya "cinlerime danışıyorum" gibi abuk sabuk
laflarla konuya giriyorsanız, yaptığınız işin şarlatanlıktan öte
bir anlamı yoktur ve üzerinde fazla durmaya da değmez.
Akıl
hastaneleri, gizli güçleri olduğunu iddia eden veya cinlerle konuştuğunu
söyleyen insanlarla doludur. Bunların içinde kurnaz olanlar,
hastaneye kapatılmaktan kurtulup toplum içinde bu marazi durumlarıyla
insanların ruh sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmektedirler.
Diğer yandan, toplumdaki cahil insanların boş inançlarını kendi çıkarları
uğruna sömüren bazı kurnaz sahtekarlar da ruh hastası olmasalar
bile, cin edebiyatı ile çevresindekileri kandırıp gelecekten
haber verdiklerini iddia ederek kendi çıkarları uğruna insanları
dolandırabilirler.
Gelecekten
haber verdiğini iddia edenlerin en çok korktukları şey, bilimsel açıdan
bu iddiaların kanıtlanması isteğidir. Falcılar, bugüne kadar
hiçbir zaman kehanetlerinin doğruluk oranıyla ilgili bir değerlendirme
yapılmasına rıza göstermemişlerdir. Çünkü, eğer bir değerlendirme
yapılacak olsa, falcının söylediklerinin çoğunun asılsız olduğu
ortaya çıkacaktır.
Astrolojide
uygulanan yöntemler ise her zaman başkalarınca denenmeye ve
denetlenmeye açıktır. Bu yöntemlerin gelecekle ilgili olanları,
belirli ihtimal hesaplarına dayanır. Bu hesaplar sonucunda ortaya çıkan
şey, malzeme olarak kullanılan istatistik verilere bağlı bir tahmin
tablosu niteliğindedir. Dolayısıyla, astroloğun gelecekten haber
verdiği kanısı yanlıştır. Burada, ileride meydana gelmesi muhtemel
olaylarla ilgili tahminler ve bu tahminlere dayalı stratejik modeller sözkonusudur.
Dolayısıyla,
gerçekten bu mesleği icra eden bir astrolog, size hiçbir zaman
"filanca tarihte başınıza şunlar gelecek" gibi
kehanetlerde bulunmaz. Ortaya çıkan tahmin tablosuna göre, en
fazla hangi olay türü ile karşılaşma olasılığı varsa, oradan başlayarak
sizin belirlediğiniz kritere göre ne yapılabileceği araştırılır.
Böylece, astroloji sayesine en verimli biçimde hangi yolu izleyerek
nereye varabileceğiniz hakkında bilgi sahibi olursunuz.
Astroloğun
size bu yöndeki yardımında başarı oranı tamamen mesleki bilgi ve
tecrübesine bağlıdır. Nasıl ki yeteneksiz bir hekim, en basit şikayetinize
bile yanlış teşhis koyup sağlığınızın daha da bozulmasına yol
açabilirse, yeteneksiz bir astrolog da yanlış değerlendirmeleriyle
yaşamınızı kısa sürede cehenneme çevirebilir. Ama, burada
hatayı tıp bilimine veya astrolojiye yükleyip karamsarlığa kapılmadan
derhal uzman birine başvurmakla uğradığınız zararı
giderebilirsiniz.
|
|
|
|
Astroloji ve Bilgisayar
Günümüzde,
astrolojik hesapların doğru ve hızlı bir biçimde yapılabilmesi için,
maksada uygun yazılımlar kullanmanın büyük faydası vardır. Bu bakımdan,
uzman bir astroloğun mesleğinde daha verimli olabilmesi için, elinin
altında profesyonelce yazılmış güvenilir bir bilgisayar programı
olması gerektiğini söyleyebiliriz. Zira, isabetli tahminlerde
bulunabilmek uğruna geliştirilen astrolojik yöntemler, beraberinde
uzun hesaplamaları da getirmiş oldular. Üstelik, bunların bazılarında
algoritmik işlemler olduğundan ve genellikle uzun istatistik verilerle
çalışıldığından dolayı, bilgisayar kullanımı artık vazgeçilmez
bir gereklilik haline gelmiştir.
Bu
alanda kısa zamanda büyük bir talebin doğması, ticari açıdan
bilgisayar için astroloji programı yazılımı konusunda, dünya
genelinde oldukça kazançlı bir sektörün hızla büyümesine yol açtı.
Bugün, iyi bir astroloji yazılımı için birkaç bin doları gözden
çıkarmanız gerekmektedir. Diğer yandan, sıradan bir astroloğun
kullanabileceği ölçüde basit yazılımları ekonomik bir ücret karşılığı
bulmak da mümkündür. Ancak, her astroloji programının doğru
hesap yaptığı da zannedilmesin. Ucuz fiyatla satılan programların
çoğunda akıl almaz ölçüde yazılım hataları vardır. Bu
alanda çalışan bir yazılımcı olarak, astroloji programlarının seçiminde
mutlaka uzman birine danışılması gerektiğini özellikle vurgulamak
isterim.
Astroloji
programlarının verimi, astroloğun mesleki bilgisi ile doğru orantılıdır.
Üstünkörü bir eğitimden geçmiş astroloğun eline dünyanın en
iyi programını bile verseniz, elde edeceğiniz sonuç elbette ki
fiyaskodan ibaret olacaktır. Daha önce de belirttiğim gibi, bu
programlar belirli yöntemlere göre sadece hesap yaparlar. Yorum da
yaptığı iddia edilen programlar vardır. Ama, bu yorumları gözden
geçirdiğinizde, ne kadar basmakalıp olduklarını hemen görürsünüz.
Bu yüzden, profesyonel astrologlar bu tür yorum yapan programları
kesinlikle kullanmamaktadırlar.
Astroloji
programını yazan kişinin hem programcılık konusunda hem de
astronomi ve astroloji açısından profesyonel olması halinde, o
programın değeri büyük ölçüde artar. |
 |
Örneğin,
1982 yılında yazdığım ilk astroloji programı olan TET, hesaplama
bakımından son derece hassas olması sebebiyle, halen bile zaman zaman
araştırma merkezimizde kullanılmaktadır. Yirmi sene içinde oldukça
geliştirilmiş olan bu program, piyasadaki diğer örnekleri gibi iki
boyutlu ve ekliptik sistemini referans alan modele göre hazırlanmıştır.
Solda, bu programdan bir sayfa görüyorsunuz. Klasik astroloji
yöntemlerinin tamamını içeren bu program, ilk ortaya çıktığı |
|
tarihte
astrologlarca fazla bilinmeyen grafik değerlendirmeleri de yaygın biçimde
kullanmış olması bakımından büyük ilgi görmüştü. O dönemde
ticari değerine fazla önem vermediğim için, ne yazık ki programın
açık kodunu da İnternet'te yayınlamıştım. Bunu fırsat bilen bazı
firmalar, yazdığım |
|
kodu
kopyalayıp kendilerine aitmiş gibi kullanarak ticari amaçlı
programlar ürettiler. Ama, uluslararası patent kavgası fazla uzun sürmedi
ve sonunda, benim isteğim üzerine program ve açık kodu İnternet'ten
kaldırıldı.
Sağ
tarafta, o dönemde astrolojik açıdan devrim yaratacak nitelikteki
grafik yöntemimden birini görüyorsunuz. Günümüzde ise artık bu tür
grafikleri kullanan başka ticari yazılımlar var elbette. Çünkü,
kendi bulduğunuz bir yöntemi sadece kendi programınızda kullanma ayrıcalığına
sahip değilsiniz.
Zamanla,
bu kartezyen koordinatında sinüsoidal uygulama yöntemini geliştirerek
daha da kullanılır hale getirdim. Elbette ki burada astronomi yanında
bilgisayar teknolojisine uygulanacak matematik bilginizin de iyi olması
gerekiyor.
Aşağıda
solda, belirli bir olaya ilişkin olarak gök cisimlerinin skalar
potansiyelini gösteren grafikten bir örnek veriyorum. Bu tür grafik
değerlendirmeler, elbette ki yorum açısından uzman |
 |
|
bir
astrolog için son derece yardımcı olmaktadır. Ancak, bütün bu
grafikler ve diğer hesaplama yöntemlerinde kullanılan sistem, tamamıyla
günümüzde bilinen klasik astrolojik ilkelere göre hazırlanmıştır.
Yani, klasik bir astroloji eğitiminden geçen |
 |
ve
bu alanda uzmanlaşan her astroloğun kullanabileceği niteliktedir.
Fakat, daha sonra yaptığım araştırmalar bana şunu gösterdi: İki
boyutlu veya ekliptik astroloji olarak tanımlanabilecek bu sistem
hernekadar astrologlar açısından faydalı olsa da, çok yönlü bir
analiz yapılabilmesi için gerekli matematik modellerin uygulanmasında
yetersiz kalıyordu.
Böylece,
1992 senesinde, Türkçe tercümesiyle adına Küresel Astroloji dediğim
yeni bir ekolün temellerini kurdum. Bu ekolde kullanılan sistem, temel
olarak gökyüzünün üç boyutlu olarak ele alınması ve gök
cisimlerinin konumlarının da bu esasa göre yorumlanması ilkesine göre
kurulmuştur. Ayrıca, gezegenlerin uydularına ilişkin bazı
uygulamalar ile yıldızlarla ilgili bazı yeni yöntemleri de bu çerçeve
içine aldım.
Küresel
Astroloji araştırmalarım oniki seneden beri devam ediyor. Bu araştırmalar
halen uluslararası nitelikli bir merkezde benim başkanlığım altındaki
bir ekip tarafından sürdürülmektedir. Çalışmalarımız sonunda
elde ettiğimiz sonuçlara göre de yeni programlar hazırlıyorum.
Bunların içinde en önemlisi, küresel astroloji yöntemlerini
uygulayarak üç boyutlu sisteme |
|
göre
yapılan hesaplar ile elde edilen analiz sonuçlarını veren, bir CD içinde
kompakt olarak sunulmuş programdır. Ama bu kez, 22 sene önce yaptığım
gibi açık kodları herkesin önüne sermedim. Hatta, araştırmaların
sonuçları bile herkese açık |
|
olmayacak
biçimde, sadece belirli ölçüde özetlenerek yayınlanmaktadır. Sağ
tarafta, bu üç boyutlu analiz programımın 1992 senesinde çıkarılan
ilk versiyonunun CD kapağını görüyorsunuz. Bu ve benzer nitelikte
olan "Astromedical Assistant", "Stock Market
Predictor", "Earthquake Predictor" gibi programlarımın
telif hakkını araştırma merkezine verdiğim için, bu programlar dışarıya
satılmamaktadır.
"TETRAKTYS
- Astrological Counselling, Research & Education Centre" adıyla
kurduğum uluslararası nitelikli araştırma kurumunun web sitesinden (http://www.tenspheres.com)
bu konuda ekibimizce sadece İngilizce olarak hazırlanan yayınları
takip edebilirsiniz. Ancak, araştırma yayınlarımızın astrolojik
uzmanlık gerektirecek içerikli olduğunu hatırlatmak isterim.
Ülkemizde
yaygın olan astroloji merakına karşın, bu alandaki amatör talepleri
bile karşılayacak nitelikte herhangi bir Türkçe astroloji programı
bulunmuyor. Klasik astrolojiyi öğrenmek isteyenler için,
ilk |
 |
|
yazdığım
TET benzeri bir programı Türkçe olarak, el kitabıyla birlikte, çalışmalarımdan
vakit ayırabildiğim ölçüde sizin için hazırlamak istiyorum. Umarım,
bu dileğim yakında gerçekleşir. |
Haluk
Akçam - 2008
Copyright
© 2008 Haluk Akçam - Bu sitede yer alan her türlü yazı, resim, grafik,
program ve bilginin telif hakkı MİSKET yazılım ve danışmanlık Ltd.Şti.ne
aittir.
|