|
|
|
Geleceğinizi Kime Danışacaksınız?
Yaşam
boyunca karşılaştığımız her olayı kendi başımıza halletmemiz
mümkün olmuyor. Çoğu kez, birisinin yardımına gerek duyuyoruz. Bu
yüzden, toplum içinde karşılıklı bir dayanışma ağı kurmuşuz.
Örneğin, hastalandığımızda kırlarda dolaşıp şifalı ot
toplamak yerine bir doktora gidiyoruz. Haksızlıkla karşılaştığımızda,
elimize bir sopa alıp saldırmak yerine ya polise gidiyoruz ya da bir
avukat tutuyoruz. Kazancımızı değerlendirmek istediğimizde, ''dolar
mı biriktirsem yoksa devlet tahvili mi alsam'' diye günlerce düşünmek
yerine, hemen gidip bir yatırım uzmanına danışıyoruz.
Yaşamımızı
kendi isteğimiz doğrultusunda, mutlu ve sağlıklı bir biçimde sürdürebilmemiz
için, modern toplum içinde başvurabileceğimiz kurumlar ve uzmanlarımız
var. Ama, yaşam boyunca nelerle karşılaşacağımız hakkında bize
kim tutarlı bir tahminde bulunacak? Elbette bu iş için falcılarımız
hazır bekliyor, diyebilirsiniz. Fakat bu falcılar, yaptıkları
tahminlerin hangi kıstasa göre olduğunu kendileri bile bilmiyorlar.
Üstelik, birinin dediği diğerininkine uymuyor. Kısacası, falcı
yardımıyla geleceğinizi planlamaya kalkışmanızın rizikosu
çok fazla ve yaşamınız bunu göze alamayacağınız kadar değerli.
Ama, çaresiz kalınca insan ne
yapar! Kendine yardım edecek uzmanı bulamazsa, sonunda bir de falcıya
gitmekten başka hangi seçeneği olabilir? |
|
|
|
Geleceği Önceden Bilmek Mümkün mü?
Aslında,
bugünkü imkanlarımızla, geleceği önceden bilmemiz mümkün değildir.
Sadece, doğruya yakın veya uzak bir tahminde bulunabiliriz.
Zira, ''gelecek'' dediğimiz olaylar topluluğu belki önceden
belirlenmiş olabilir, ama bunların içinde hangisiyle karşılaşacağımız
belli değildir. Zaten, herşey kesinleşmiş olsaydı, hiçbir şey
yapmamıza gerek kalmazdı.
Gelecekle
ilgili doğruya yakın tahminler, bizim için belirlenmiş olaylar
topluluğu içinden hangisinin bize uygun olduğunu
anlamamıza yardım eder. Diğer yandan, sadece kendi çıkarımızı gözeterek,
işimize gelen olayları seçmek amacıyla bu tahminleri kullanmaya kalkışırsak,
yanılırız. Çünkü, biz aslında gerçekten bizim için gerekli
olayları - farkında olmaksızın - üzerimize çeken bir özelliğe
sahibiz. Diğer bir deyişle, biz insan türünden bir canlıyız. Yani,
aslında neyin gerçekten bizim için gerekli olduğunu pek bilmesek
bile, özümüzde, bu gerekli olanı kuvvetle isteyip çekebilecek güce
sahibiz. Eğer inanıyorsanız, bu gücü bize Tanrı'nın verdiğini düşünebilirsiniz.
Anlık
olayları yanlış yorumlayarak, fazla düşünmeksizin sürekli bir şeyler
isteyerek, yaşamın çekiciliğine kapılıp kendimizi unutarak, yarı
bilinçli bir halde sağa sola koşturarak vaktimizi tükettiğimizi söyleyen
biri çıkarsa, hiç de abartmış sayılmaz. Böylesine bir hay-huy içinde
çabalayıp dururken, içimizdeki güç de bizi aslında gerekli olana
doğru yöneltmeye çalışır. Bir an için durup gerçekten neyi
aradığımızı düşünürsek, kendimiz için asıl gerekeni ve
uygun olanı anlama şansımız vardır. Ama, günlük yaşamın içinde
bu küçük fakat son derece önemli işi yapamayacak kadar kendimizi
kaptırmışızdır olaylara. Sonuç olarak, sürekli bir koşuşturma içinde
ömrümüzü tüketiriz. |
|
|
|
Falcının Bize Ne Faydası Olabilir?
Falcılar
bazen size bu konuda bir ipucu verebilirler. Çünkü falcılar,
aslında bilmedikleri bir kanaldan doğruluğunu ölçemedikleri bazı
haberleri size ileten, psişik radyo benzeri aletler gibidir. Ama, bilinen ve
bilinmeyen alemde o kadar çok yayın yapan kaynak vardır ki, neyin
nereden geldiğini anlamamaları çok doğaldır. Bu yüzden, falcı
aracılığıyla duyduklarınıza inanıp yolunuzu çizmenizin mantıklı
bir davranış olacağı söylenemez. Kimi falcılar da cinlere perilere
danıştıklarını, evliyalarla konuştuklarını iddia edip aklınızı
çelmeye çalışırlar. Ama, ortada bunun böyle olduğunu gösteren hiçbir
kanıt bulamazsınız. Yine de, sağduyusunu kaybedip bu kurnaz
garibanların peşinden boş yere koşanlar vardır elbette.
Hangi
falcının ne zaman doğruya yakın bir tahminde bulunacağı belli değildir.
Kendisi de bilemez, ama para kazanmak için sürekli olarak konuşur
durur. Bu yüzden, falcının sözündeki doğruluk oranı, cebinizdeki
piyango biletine büyük ikramiyenin çıkma olasılığı kadardır.
Bir
an için büyük ikramiyenin size çıktığını, yani falcının doğru
tahminde bulunduğunu varsayalım. Bu doğru tahminin size ne faydası
olacak, yolunuzu nasıl çizeceksiniz? |
|
|
|
Diyelim
ki, bir sınava gireceksiniz. Hazırlandınız, ama heyecanlı bir
bekleyiş içindesiniz. Falcıya gittiniz ve milyonda bir şans sizi
buldu, falcı doğru tahmin edip sonucun olumsuz olacağını söyledi.
Ardından, umudu kırık bir halde sınava girdiniz ve kazanamadınız.
Şimdi ne olacak? Bırakın falcının moral bozucu laflarının yarattığı
psikolojik etkiyi bir yana. Sınavı kazanamadığınız takdirde,
geleceğinizi bu olasılığa göre nasıl düzenleyebileceğiniz hakkında
bir yol gösterebildi mi size?
|
|
Hayır, tabii ki falcı bu konuda size
yardımcı olamaz. Onun yapacağı tek şey, bir daha gittiğinizde yine
''şu olacak, bu olacak'' diye bir sürü laf gevelemektir.
İki
kez üstüste büyük ikramiyenin size çıkacağına inanıyorsanız,
falcının yine geleceği bildiğini zannedebilirsiniz. Ama, bu yanılgının
bedelini de sizden başkası ödemez! |
|
|
|
Astroloğun Falcıdan Ne Farkı Var?
Astrolog da falcı gibi gelecekte ne olacağını tahmin
ediyorsa, falcıdan farkı ne olabilir, diye düşünebilirsiniz. Eğer,
astrolog diye başvurduğunuz kişi size ''falan zamanda şunlar bunlar olacak''
tarzında birşeyler anlatmaya başlarsa, vaktinizi boşa harcamayıp
hemen oradan uzaklaşın. Size astrolog olduğunu söyleyen bu kişinin,
aslında astrolojik malzemeyi bahane edip falcılık yaptığından da hiç
kuşkunuz olmasın! Ne farkeder, ister cinlere perilere kulak vermiş
olsun isterse birtakım işaretler çizip burçlardan ve gezegenlerden
bahsetmiş olsun. Sonuçta, falcı gibi gelecekte
olacağını zannettiği şeyleri sıralamaktan başka bir şey yapamıyorsa,
size ne faydası olacak bu astroloğun!
Astrolog, kendisine danışmak üzere başvuran kişinin
geleceğinde neler olacağını anlatamaz. Gelecekte kimin başına ne
geleceğini bilmek mümkün değildir. Aksini iddia eden de şarlatandır.
Kullanılan
yöntemler ne olursa olsun, temel olarak astrolojik veriler, doğal gök
cisimlerinin konumları ile yeryüzündeki olaylar arasındaki korelasyona
dayanmaktadır. Diğer bir deyişle, astrolojik sonuçlar istatistik değerlendirmelere
göre belirlenir. Örneğin, doğdukları anda gökyüzündeki Mars ve Venüs
gezegenlerinin konumu aynı olan kişilerden bir grup parametresi oluşturursunuz.
Sonra, benzeri işlemi her iki farklı gezegen için tekrarlarsınız. Böylece,
diyelim ki elinizde on gök cismi varsa, ikili kombinasyondan 45 grup
parametresi bulursunuz. Ardından bu kez üç farklı gök cismine göre
120 grup parametresi elde edersiniz. Keza, gruplar da kendi içlerinde, örneğin
açılara göre kategorilere ayrılarak, daha spesifik parametreler oluştururlar.
Böylece, yaptığınız araştırmada ne kadar çok sayıda eleman, yani
doğum tarihi bilinen kişi kullanmışsanız, o oranda güvenilir bir
istatistik sonuç bulursunuz.
|
|
|
|
İstatistik
sonuçlar, aynı türden yeni bir eleman hakkında tanımlama yapmanızı
sağlar. Yani, benim elimde diyelim ki doğum tarihi bilinen 12000 kişi
hakkında bilgi içeren bir data-bank varsa, sizin doğduğunuz andaki gök
cisimlerinin konumlarını bu verilere göre değerlendirip benzer özellikleri
birleştirerek, sizin kişilik yapınız ve karakterinizle ilgili bir
profil çıkarabilirim.
Keza,
gelecekle ilgili olarak da, istatistik konusu olan bu 12000 kişinin yaşam
boyunca karşılaştıkları olaylarla ilgili benzeri bir inceleme yapılmış
ise, bu sonuçlar daha sonra sizin doğum anınızdaki gök cisimlerinin
hareketlerine uyarlanır ve sonuçta ortaya geleceğinizle ilgili bir
ihtimal tablosu veya yaşam planı şablonu çıkarılabilir.
Bu
profil veya yaşam şablonu, belirli bir dizi olasılıkların birleştirilmesinden
meydana geldiği için, doğruya yakın bir tahminden ibarettir ve hiçbir
zaman o kişinin ''kader''inin okunması değildir.
İşte
burada, astrolojinin falcılıktan neden farklı olduğunun yanıtı da
kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Bilimsel yöntemler kullanarak,
birbirini etkilemeyen iki olay grubu arasındaki korelasyonu
saptarken, yani gök cisimleri ile insanlar arasında bir karşılaştırma
yaparken, bulunan sonuçlar büyük oranda birbirini doğrular nitelikte
ise, bunun artık falcılıkla bir ilgisi olmadığı açıkça görülüyor
demektir. |
|
|
|
Bir Astroloğun Öbür Astrologdan Ne Farkı Var?
Aslında
bütün problem burada odaklanmaktadır. Yukarıda çok kısa olarak bir
fikir versin diye astrolojinin temel işleyiş mekanizmasını özetledim.
Ama, astrolog olarak ortaya çıkan herkesin bu yöntemleri uyguladığını
söylemedim.
Eski
çağlardan beri, astroloji ile uğraşanlar, aslında iyi-kötü bir tür
istatistik inceleme yapmış oldular. Zamanla bu sonuçlar ağızdan ağıza
dolaşarak, yarısı yanlış yarısı eksik de olsa sonuçta bir yorum
malzemesi oluşturdu. Ardından, bu yorum malzemesine kendi
deneyimlerini de ekleyenlerin yazdıkları el kitapları ortaya çıktı.
Önceleri, genellikle tıp biliminin tarihsel gelişimine paralel olarak
astrolojinin dikkate alındığı uzun bir dönem yaşandı. Daha sonra
ise; aşamalı olarak rönesans, determinist görüşler, endüstri çağına
giriş gibi gelişmeler sırasında astroloji bir kenara atıldı ve
yozlaşmaya terkedildi.
Bu
yozlaşma süreci içinde de astrolog olduğunu söyleyen bir sürü şarlatan,
araştırmaya gerek görmeksizin akıllarına gelen her türlü zırvalığı
astroloji adı altında ortaya yaydılar. Günümüze kadar gelen ''burçlara
göre karakterler'' veya ''gezegenlerin yaşam üzerindeki gizemli
etkileri'' gibi safsatalar da bu yozlaşma döneminde halk arasında büyük
rağbet kazandı.
Yozlaşma
geleneğini sürdürenler, halen bütün dünyada ısrarla astrolog
etiketi altında bu gibi saçmalıklarla insanları kandırmaya devam
etmektedirler. Bu yüzden, eğer astrolog olduğunu söyleyen birisiyle
karşılaşırsanız, çok dikkatli olmak zorundasınız. Burcunuzun özelliklerinden,
filanca gezegenin etkisi altında olduğunuzdan, yıldızların
kaderinizi nasıl belirlediğinden bahseden bu şarlatanlardan uzak
durmanızda büyük yarar vardır. Yozlaşma geleneğini sürdüren bu
şarlatanlara ''burç falcısı'' veya ''yıldız falcısı''
demek daha uygun olacaktır. |
|
|
|
Günümüzde
astrolog olabilmek için mutlaka araştırma yaparak istatistik
verilerle uğraşmak gerekmiyor. Belirli bir disiplin altında eğitim
görerek temel astrolojik bilgiyi almak ve zaman içinde çok sayıda
doğum haritasını inceleyip pratik kazanmak sonucunda astrolog ünvanına
hak kazanılabilir. Bu yoldan elde edilen astrolog ünvanı elbette
ki geçerlidir. Para veya şöhret hırsına kapılmadan, zaman içinde
yeterli pratik yapmış bir astrolog, daha sonra da danışman
olabilmek için bir eğitim sürecinden geçecek ve sonunda danışman
astrolog ünvanına hak kazanacaktır.
Ancak,
yeterli deneyimi olmayan yeni bir astrolog ile bu alanda yıllarca araştırma
yapmış bir astrolog arasında farklı kademelerde uzmanlık derecelerinin
bulunacağı da unutulmamalıdır. Astroloji günümüzde büyük bir hızla
gelişmekte ve teknoloji yardımıyla da çok yönlü olarak
uygulanabilir hale gelmektedir. Bu sebeple, başladığı yerde kalıp
yeni gelişmeleri izlemeyenler, aradan uzun seneler geçse bile fazla
bir ilerleme kaydedemeyeceklerdir. |
|
|
|
Astrolog Nasıl Danışman Olabilir?
Burç
falcılarını bir kenara ayırdıktan sonra, pratisyen astrolog ve
uzman astrolog gibi deneyimden doğan farklılıklara kısaca değindim.
Bunların yanısıra, danışmanlık adı altında toplum
bireylerine yönelik hizmet kurumu var ki aslında konumuzun ana teması
da bu oluyor.
Danışmanlık,
iki alanda uzmanlık gerektiren bir faaliyettir. İlk olarak, astroloğun
kendi alanında bu konuda uzmanlaşmış olması vazgeçilmez bir şarttır.
İkinci olarak da, danışılan konu hakkında yeterliden öte bilgi birikimine
gerek vardır. Bunlara ek olarak, bu faaliyetin, yani danışmanlığın
nasıl yapılacağını profesyonel düzeyde uygulayabilecek kadar öğrenmiş
olmak lazımdır. Şimdi, bu hususları örnekler ile görelim:
Diyelim
ki, evliliğinizde eşinizle ilgili bir probleminiz var ve beraberliğin
geleceği hakkında kuşkular taşıyarak bir astroloğa danışmak
istiyorsunuz. Başvurduğunuz astrolog kendi alanında bu konuda, yani
matrimonial synastry konusunda uzman mıdır? Evet, bu durumda,
astroloğunuzun evlilik bağlarındaki problemlerle ilgili bir uzmanlığı
bulunmalıdır. Eğer astrolog böyle bir uzmanlığa sahip değilse,
kulak-burun-boğaz doktoruna başvurup kalbinizdeki rahatsızlığa çare
aramış gibi olursunuz!
Başka
bir örnek vereyim: Sözgelimi, firmanızın durumu pek parlak değil ve
mali danışmanınız ile avukatınız konkordato konusunda hemfikirler.
Acaba ne olabilir diyerek bir astroloğa danışmayı düşünüyorsunuz.
İyi de, başvuracağınız kişinin şirketler hukukundan, icra-iflas
kanunundan haberi var mı? Yani, astrolojik hesaplarını doğru yapıp
birtakım sonuçlar çıkarsa bile, size konkordatoya alternatif olarak
ne sunabilir?
Pratikte
daha sık rastlanan bir durumu ele alalım: Çocuğunuz ergenlik döneminde
ve yaş grubuna uygun davranışları yüzünden geleceği hakkında kuşkularınız
var. Astroloğa gittiniz ve bu çocuk ilerde ne olacak diye sordunuz.
Diyelim ki, başvurduğunuz astrolog, gelecekle ilgili hesaplama
tekniklerinde son derece uzman birisi ve tavsiye üzerine kendisine
gittiniz. Ama, normal ve anormal yönleri ile çocuk psikolojisi hakkında
belki de sizden daha fazla bir deneyimi bile yok. O zaman, ne işe
yarayacak gelecekle ilgili hesaplama uzmanlığı? |
|
|
|
Günümüzün bilgisayar teknolojisi imkanlarıyla,
astrologlar hesaplama tekniklerinden fazla anlamasalar bile, geliştirilmiş
analiz programları kullanarak bu imkanlardan kısmen
faydalanabiliyorlar. Ancak, fiyatı bin dolar civarında olan bu
programlarda bile danışılan konu hakkında herhangi bir uzmanlık
bilgisi yoktur. Yani, astroloğunuzun bilgisayar kullandığına bakarak
danıştığınız konuda uzman olduğu varsayımına kapılmamanız
gerekir.
|
|
|
Hem
kendi alanında konuya etraflıca hakim hem de danışılan alanda bilgi
ve deneyim sahibi bir astrolog bulmak oldukça zordur. Bu yüzden,
astrolojik uzmanlığını danışma konusunda başarılı bir biçimde
ortaya koyabilmesi için, astroloğun, hekim veya hukuk müşaviri gibi
diğer alanlarda uzman olan kişilerle birlikte çalışması, danışmanlık
hizmetinin en ideal ölçüde sağlanmasına imkan verecektir.
|
|
|
|
Danışmanlık Hizmetinden Nasıl Faydalanacaksınız?
Danışmak
istediğiniz konuyu astroloğunuzun iyice anlamış olması gerekir.
Çünkü, hangi analiz yöntemlerinin kullanılacağı buna bağlıdır.
Her konu için bilinen aynı yöntemlerin uygulanmasının fazla bir değeri
olmaz. Üstelik, bu tür bir genelleme, yanıltıcı sonuçlarla karşılaşmaya
da yol açar. Eşinizle ilgili problemlerde kullanılan yöntemler,
konu çocuğunuz olduğunda kesinlikle uygulanamaz. Keza, her ikisi de
sağlıkla ilgili olmasına rağmen, örneğin kardiyovasküler şikayetlerin
görüldüğü bir vakaya uygulanan yöntemler, piyelonefrit semptomları
sözkonusu olduğunda hiçbir işe yaramaz. Ticari veya hukuki alanda da
aynı kural geçerlidir. Örneğin mobilya üreten bir firmanın, kadın
kıyafeti üreten bir firma gibi aynı kategoride değerlendirilmesine
imkan yoktur. Bir asliye ticaret davası olan munzam zarar tesbitinde
kullanacağınız yöntem ile cezai hükme tabi sahtekarlık davasını
değerlendirmeniz mümkün değildir. Borsa işlemlerinde bile, tahvilat
endikatörleri ile parite endikatörleri arasında çok belirgin farklılıklar
vardır.
Danışacağınız
konuyu anlayacak birikimde olan astroloğun, ikinci olarak, bu konuda
hangi analiz yöntemlerini nasıl uygulayacağını iyi bilmesi
gerekmektedir. Esasen, başarının sırrı bu analiz yöntemlerinde
olduğu için, bu teknikleri detayları ile gösteren bir kaynak yoktur.
Başvurduğunuz astroloğun hangi alanda ne kadar başarılı olduğunu,
ancak güvendiğiniz kişilerin tavsiyesine göre veya kendiniz
deneyerek ölçebilirsiniz.
Getirdiğiniz
konuyu yeterince anlayıp buna uygun yöntemlerle elde ettiği sonuçları
değerlendirmesi için, astroloğun zamana ihtiyacı vardır. Bugün
gittiğiniz bir astrolog, bilgisayarını açıp beş-on dakika sonra
bazı yorumlar yapmaya başlıyorsa, anlayın ki karşınızda danışmanlık
yapacak düzeyde bir uzman yoktur. Bu biçimde çalışan kişi
astrolog olabilir, ama size verebileceği sadece konu ile ilgili çok
genel bazı ipuçlarıdır. |
|
|
|
Endikatör Tayini Niçin Gereklidir?
Danışmanlığın
en vazgeçilmez kriteri, konu ile ilgili endikatör tayinindeki
isabettir. Diyelim ki, sizinle aynı anda aynı yerde doğmuş iki veya
üç kişi daha var. Bunların kişilikleri, yaşam biçimleri, karşılaştıkları
olaylar ile sizinki birebir aynı olabilir mi? Elbetteki, hayır. O
takdirde, aradaki fark nereden kaynaklanıyor? Klasik yorum
tekniklerinde bu farkı bulamazsınız. Çünkü, doğum tarihleri ve
yerleri aynı olduğuna göre, kullanılan astrolojik malzeme de
hepsinde aynı olacaktır. Dolayısıyla, astroloğun size vereceği
rapor ile astrolojik ikizlerinize vereceği raporlar arasında hiçbir
fark göremezsiniz.
Bu
türden bir genelleme, size konunuz ile ilgili olarak sadece bir fikir
veya çok genel bir tablo sunulmasını mümkün kılacaktır. Ama, bu
genel tabloya bakarak, astroloğun size herhangi bir danışmanlık
yapmasına imkan yoktur. İşte bu noktada, endikatör tayini dediğim
özel bir değerlendirme tekniğinin kullanılması gerekmektedir.
Sizinle ilgili olarak elde edilen astrolojik malzemede hangi faktörün
genel olarak ne anlama geldiğine bakmak yerine, doğru sonuca ulaşmak
için, hangi faktörün sizin
durumunuzda ne anlama geleceğinin
saptanması gerekmektedir. Bunun adı
da endikatör tayinidir ve sizin geçmişinizle ilgili bazı soruların
yanıtlanmasıyla ancak mümkün olabilir.
Endikatör
tayininde, önce verdiğiniz doğum bilgisine göre sizın durumunuza ve
danışma konunuza göre bir soru listesi hazırlanır. Daha sonra,
verdiğiniz yanıtlara göre hangi astrolojik parametrenin sizinle
ilgili olarak ne anlam taşıdığı saptanır. Bunu, bir anlamda hekim
muayenesine benzetebilirsiniz. Doktora gidip eklem ağrılarınızdan
bahsettiğinizde, sizi hiç muayene etmeden romatoid artrit teşhisi
koyan ve hemen fenilbutazon içeren bir reçete yazarak başından savan
birisiyle karşılaşsanız, ne düşünürsünüz? Evet, romatoid
artritte eklem ağrıları en bilinen semptomdur ve butazon türevlerine
de olumlu yanıt verir. Ama, bu sadece fakültede öğretilen bir ön
bilgidir ve uzman bir hekimin teşhisi için katiyen yeterli olamaz. |
|
|
|
Danışmanlık Nasıl Olur?
Astroloğa başvurdunuz, konuyu anlattınız,
endikatör tayini için gerekli soruları yanıtladınız. Şimdi ne
olacak? Astroloğunuz size ikinci bir görüşme için gün verecek ve o
güne kadar gerekli incelemeleri yapacaktır. Sıranız geldiğinde,
astroloğa gideceksiniz ve danışmanlık başlayacaktır. Önce, ele alınan
konunun kısa, orta ve uzun vadede ne gibi aşamalardan geçebileceği,
yani olayın muhtemel seyrinin ne olabileceği hakkında astroloğun bir
görüş sunması beklenir. Bu genel görüş içinde olması muhtemel
gelişmelerin alternatifleri de kısaca yer almalıdır. Çünkü,
ortaya konan bir ihtimal tablosudur ve mutlaka birden fazla alternatifi
içermesi gerekir.
Bu genel ihtimaller tablosu ortaya çıktıktan
sonra, ikinci aşamada strateji için gerekli parametreler saptanır.
Yani, ''şu veya bu ihtimalin gerçekleşmesi halinde ne yapılabilir''
sorusunun astrolojik açıdan yanıtları, astrolog tarafından size
sistemli bir biçimde sunulur ve gerekli detaylar anlatılır. Ardından
da belirli bir strateji oluşturmak üzere, sizin istekleriniz ve
astroloğun uyarıları çerçevesinde planlama yapılır. Sonunda da,
bu plana göre hangi tarihte ne yapılması gerektiği hususunda, sizin de katkınızla
bir ajanda hazırlanır. Bu görüşme bitmiştir. Ama, danışmanlık
burada bitmemiştir.
Danışılan
konu için belirlenen süre boyunca, kritik aşamalarda, astroloğunuzla
diyaloğunuzun devam etmesi gerekmektedir. Örneğin, astrolog ile
birlikte hazırladığınız ajanda eğer bir senelik ise, o bir sene
boyunca, konu ile ilgili olarak astroloğunuza tekrardan danışabildiğiniz,
kritik dönemlerde yeni gelişmelere göre uyarı veya tavsiyelerini
alabildiğiniz takdirde bu faaliyetin adı danışmanlık olur. Geleceğe
yönelik bir planlama yaptıktan sonra, ''benim işim burada biter''
diyen astrolog, danışman değildir. |
|
|
 |
Danışma
konusu eğer tıp, hukuk, maliye gibi özel bir uzmanlık desteği
gerektiriyorsa, astroloğun da bu alanda bilgi ve deneyimi yetersizse,
gerekli uzman desteği olmayan danışmanlığın faydadan çok zararını
görürsünüz. Aslında, günlük yaşamın her alanında karşılaşılan
problemler uzman yardımını gerektiren niteliktedir. Ancak, ülkemizde
bu denli organize bir toplumsal yaşamı henüz benimsemiş değiliz.
|
|
Örneğin,
aile ilişkilerinde ortaya çıkan uyumsuzluklar için aile psikologlarımız
veya sosyal danışmanlarımız olsa bile bu alanda danışma alışkanlığımız
henüz yeterince yerleşmedi. Diğer yandan, ülkemizde modern ölçülerde
uzman bir hekim kadromuz, hukuki problemlerimizi danışabileceğimiz çok
yetenekli avukatlarımız, yatırımlarımızı değerlendirecek
becerikli portföy uzmanlarımız var. Astroloğunuzu bu uzmanlarla
tercih edemezsiniz.
Astroloğunuz,
danışmanlık gereklerini yerine getirecek seviyede olsa bile, konunun
asıl uzmanı olan, örneğin bir hekimin veya avukatın yerini hiçbir
zaman alamaz. Astrolog her zaman arka planda yer alan, ikinci derecedeki
bir danışmandır. Bu sebeple, astroloğunuzun konu ile ilgili
gelecek planlamasında, daima konu alanında uzman olan birinin görüşlerine
öncelik tanımalı ve kararınızı ona göre vermelisiniz. |
|
|
|
Diğer
yandan, bir astroloğun uyması gereken, meslek etiğiyle ilgili
kesin kurallar vardır. Kendisine danışan kişi veya firmanın
gerek verdiği bilgileri gerekse onlarla ilgili vardığı sonuçları
hiçbir suretle üçüncü şahıslarla paylaşmamalı, başkalarına
her ne sebep olursa olsun iletmemelidir. Bununla eşdeğerde önemli
diğer kural da, danışmanlığı sırasında gerekçesi ne olursa
olsun yanlış bilgi vermemeli ve müşterisini aldatmamalıdır.
Astrolog, mesleki açıdan her zaman başarılı olamayabilir.
Fakat, maksatlı olarak yanlış bilgilendirme, ahlaksızlıktır.
Astrolog
da diğer meslek dallarında olduğu gibi, emeği karşılığında bir
ücret talep etme hakkına sahiptir. Ancak, basit bir hesaplama veya
kolay bir analiz tekniğini uygulayarak fazla yorulmadan ortaya çıkarabileceği
rapor için de fahiş bir ücret istemesi onursuz bir davranış olur.
Keza, karşısındaki kişinin çaresizliğini veya varlıklı olmasını
fırsat bilip emeğinin çok üstünde talepde bulunması da namuslu bir
yaklaşım sayılamaz.
Esasen,
maddi gücü yeterli olmayanlar için, her astrolog kendi yeteneği oranında,
emeğine karşılık beklemeksizin yardımda bulunmak zorundadır. Bu
suretle astrolog fakirleşmez, ama fazilet sahibi olur. |
Haluk
Akçam - 2008
Bu
sayfada yer alan sanat eserlerinin tüm telif hakları ressam
Merih Akçam'a aittir.
Copyright
© 2008 Haluk Akçam - Bu sitede yer alan her türlü yazı, resim, grafik,
program ve bilginin telif hakkı MİSKET yazılım ve danışmanlık Ltd.Şti.ne
aittir.
|